MENÜ ☰
AHİRET HAYATIMIZI İNŞA ETMEK
AHİRET HAYATIMIZI İNŞA ETMEK

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’adır. Salât ve selâm Hz. Peygamber (s.a.v.), O’nun ehl-i beytine, ashabına ve O’na tabi olanların üzerine olsun.
Hoş geldin diyerek karşıladığımız mübarek Ramazan ayını, “El Veda Ya Şehr-i Ramazan” diyerek geride bıraktık. Sabır ve metanetle tutulan oruç ibadeti akşam vaktinde yapılan iftarla büyük sevince dönüştü. Ramazan ayı, bizlere imani, ahlaki ve ibadet açısından bir şahsiyet kazandırmaya çalıştı. Rabbim diğer Ramazan ayına hayırla ulaştırsın inşaallah.
Allah (c.c.) dünya hayatında insanların, kendisine iman etme ve kulluk yapma yolunu indirdiği vahiyle ve gönderdiği peygamberlerle onlara göstermiştir. Dünya imtihan alanıdır; insan, hayat ile ölüm arasında ya şeytana uyup imtihanı kaybeder ya da tüm zorluklara rağmen şeytana karşı mücadele eder, Allah’a iman edip salih amel yaparak imtihanı kazanır.

İman, Salih Amel ve Büyük Mükâfat
Dünya hayatında sabırla, metanetle ve Allah(c.c.)’ın rızasını kazanmak için yapılan ibadetler ahirette mümin için sevince, mükâfata ve ecir olarak kendisine dönecektir. Nitekim Allah(c.c.) Kur’an-ı Kerim’de dünyada iman edip ve salih amel işleyenlere büyük bir mükâfatların ve ecirlerin olduğunu şöyle ifade etmektedir: “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara, kendileri için zemininden ırmaklar akan cennetler bulunduğu müjdesini ver. Onlara cennetteki meyvelerden biri rızık olarak her sunulduğunda, “Bu daha önce de bize rızık olarak verilendir” derler. O kendilerine, benzer şekilde verilmiştir. Ayrıca onlar için orada tertemiz eşler de vardır ve orada onlar sonsuza kadar kalıcıdırlar.”(Bakara, 2/25); “İman edip iyi dünya ve âhiret için yararı işler yapanlara gelince, halkın en hayırlısı da onlardır. Onların rableri katındaki ödülleri, altından ırmaklar akan, içinde devamlı kalacakları adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu, rabbini sayıp O’ndan korkanlar içindir.” (Beyyine, 98/7-8); “O gün cennetliklere kalınacak yerlerin en iyisi, dinlenme yerlerinin en güzeli bahşedilmiş olacaktır.” (Furkân, 24/24)
Ahiret Hayatı Daha Hayırlıdır

Fani ve geçici olan bu dünya hayatı bir gün son bulacaktır. Ebedi ve baki olan ahiret hayatı başlayacaktır. Dünyanın geçici, süslü ve aldatıcı yüzüne aldanıp ahiretin unutulmaması gerekir. Çünkü insanoğlu dünya hayatında bir yolcu hükmündedir. Bir yolcu geçici olarak gittiği yerde ne kadar istifade ediyorsa, insanın da dünya hayatında o kadar istifade etmesi uygun olur. Ahiret yurdu, dünyaya karşın tercih edilmesi gereken daha hayırlı bir yerdir. Allah(c.c.) Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Oysa âhiret daha hayırlı ve süreklidir.” (A’lâ, 87/17). Hz. Peygamber(s.a.v.) dünyanın ahirete karşın değeri hakkında şöyle buyurmaktadır: “Âhirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. O kişi parmağının ne kadarcık bir su ile döndüğüne baksın.”( Müslim, Cennet, 55).
Tabi bu durum, dünyayı hakir ve onu küçük görme şeklinde anlaşılmamalıdır. Çünkü dünya da içindekilerle beraber Allah(c.c.)’ın bir nimetidir. Bu nimetin, amaç ve gaye olarak değil; Allah(c.c.)’ın rızasının kazanması için bir araç ve vasıta olarak görülmesi olmalıdır. Dünyaya, dinimiz İslam’ın ön gördüğü şekilde ve miktar ile değer vermek gerekir. Allah(c.c.) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma! Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.” (Kasas, 28/77)
Ahiret Hayatının İnşa Edilmesi

Allah(c.c.), insanın, ahiret yurdunu heba etmemesi ve cenneti kazanması suretiyle dünyada yapacağı ibadetlerle ahiret hayatını inşa etmesinin yollarını insana göstermektedir. Dünya hayatı, tek yönlü bir yol gibidir. İnsan, bu yoldan sadece bir kere geçiyor ve bir daha dönüş yapamıyor. Bunun içindir ki, insan tek yönlü olan bu dünya hayatında iman, ibadet, itaat ve iyilik yolunu takip edip ölümden sonraki hayatını inşa ve mamur hale getirmesi gerekiyor. Allah’a imana ve ibadete sarılmadan ahirette Cennet’in kazanmak mümkün değildir. Bunun için Allah Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın rızasını kazanmak ve onun mukarreb kullarından olunması için imanın ve ibadetin vesile edinmesi hususunda şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda çaba harcayın ki kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 5/35)
Sonuç olarak, Dünya hayatı bir oyalanma ve imtihan alanıdır. İnsan bu alanda ya rabbini tanıyarak asıl olan ahiret yurdunda mesut ve bahtiyar olur ya da şeytanın aldatıcı vesveselerine ve desiselerine aldanıp mahzun, pişman ve yitik içinde olur. İyilik üzerine yaratılmış ve fıtratında iman ve ihsan mührü bulunan insanın fani olan bu dünya hayatında Allah’ın rızasını kazanıp ahiret yurdunu inşa edecek bir vesile bulma gayreti ve çabası içinde olması salih ve iyi bir amel ve davranış olacaktır. Bu vesile de iman, salih amel ve güzel ahlaktır.

BAYRAM MESAJI
Tüm Müslüman kardeşlerimizin Ramazan bayramını tebrik eder; sağlık, huzur, mutluluk, ibadet ve iyilik içinde ailesi ve sevdikleriyle geçirmelerini Allah(c.c.)’tan niyaz ederim.
BİR DUA
Allahım! Hayatımı devam ettirdiğin sürece rahmetini, bana günahları terk ettirerek göster. Beni ilgilendirmeyen şeylere dalarak bunların yükünü çekmekten kurtar beni. Senin rızanı kazandıracak şeyleri güzel görmeyi nasip et.

SORU/CEVAP
SORU : Esmâ-i Hüsnâ” ne demektir?
CEVAP : İsmin çoğulu olan “esmâ” kelimesi ile “en güzel” anlamındaki “hüsnâ” kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan “esmâ-i hüsnâ”, “en güzel isimler” anlamında Yüce Allah’ın bütün isimleri için kullanılan bir terimdir. Kur’an-ı Kerim’de, “Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur.” (Tâhâ, 20/8); “…En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir, hikmet sahibidir.” (Haşr, 52/24) mealindeki âyetlerde ifade edildiği gibi en güzel isimler Allah’a mahsustur. Çünkü bütün kemal ve yetkinliklerin sahibi O’dur. O’nun isimleri en yüce ve mutlak üstünlük ifade eden kutsal nitelemelerdir.

Allah Teala’nın Kur’an’da ve sahih hadislerde geçen pek çok ismi vardır. Kul bu isimleri öğrenerek Allah’ı tanır, O’nu sever ve gerçek kul olur. Kur’an’da, “En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o güzel isimlerle dua edin…” (A’râf, 7/180) buyrularak, esmâ-i hüsnâ ile dua ve niyazda bulunulması istenmiştir. Esmâ-i hüsnânın birden fazla olması, işaret ettiği zâtın birden çok olmasını gerektirmez, bütün isimler o tek zâta delalet ederler: “De ki: İster Allah deyin, ister Rahmân deyin, hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler ona aittir.” (İsrâ, 17/110)
Kaynak: Fetvalar / DİB Din İşleri Yüksek Kurulu

 

📆 27 Mayıs 2020 Çarşamba 14:26   ·   💬 0 yorum   👀 195 kez okundu   ·   Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR

GAZETELERİMİZ

21 EYLÜL 2020 (www.siverekgazeteleri.com)
19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ (www.siverekgazeteleri.com)

SİVEREK'TE HAVA

İSTANBUL

RÖPORTAJLAR

ANKET

Sitemizi nasıl buldunuz?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

BAĞLANTILAR